Burhan Özkoşarın Kaleminden Datüb ve Cemeat

Datüb Avrupa Temsilcisi Burhan Özkoşar'ın kaleme aldığı Datub ve Cemeat ile ilgili yazısı
Bu haber 1546 kere okunmuş.27 Temmuz 2016, Çarşamba - 15:51

FETÖ DATÜB’E DE SIZMAK İSTEDİ

 

Bundan bir önceki yazımda “Geçmişten ders çıkar, geleceği planla!..” başlığı altında siz okuyucularımıza genel bilgi aktarmıştım. FETÖ / Paralel yapı diye adlandırılan Fetullah Gülen Cemaatinin önüne gelen her kuruma olduğu gibi (Dünya Ahıska Türkleri Birliği) DATÜB’e nasıl kapak atmak istediğini genişçe yazamadığımdan bunu ayrı bir başlık altında değerlendirmek istedim.

 

Türkiye’de geçtiğimiz 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Dünyanın birçok ülkesinde yaşayan Ahıska Türkleri aynen Türkiye’de yaşayanlar gibi kalpleri Türkiye için çarpmıştır. Dolayısıyla bu konu biz sadece Türkiye’deki değil dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan Ahıskalıları da çok yakından ilgilendiriyor.

 

Acaba herkes biliyor mu bu örgüt bizim insanımızı nasıl kullandı? Hala kimleri kullanmaya devam ediyor? Yakın geçmişte bizzat yaşadıklarımı anlatınca daha iyi anlamanız mümkün olacaktır. Şunu da ifade etmeliyim ki zaten bu yazacaklarımı çeşitli platformlardaki tartışmalarda yazıp anlatmışımdır. Bizi takip edenler bu yaşananları bileceklerdir. Amacım yaşanmış yaşanmakta olanları tüm çıplaklığı ile halkımız tarafından bilinmesidir.

 

Bu FETÖ denen örgüte STK anlamında destek verenleri zaten Türkiye’de istihbarat kurumlarının listesinde yer alıyor. Yani bizim yaptığımız devletimizin istihbaratında yer alan bu kuruluşlardaki art niyetli kişilerin durumlarını halkımızın gündemine bir kez daha getirmektir. Biz yazalım, uyarılarımızı yapalım da karar halkındır. Geçmişte olduğu gibi yine halkın kararına saygı duyarız.

 

GÜÇLÜ OLDUKLARI ALANDAN GİRDİLER

Fetullah Gülen hareketi her yerde olduğu gibi en güçlü oldukları Eğitim alanından Ahıska Türkleri içine sızmaya başladılar. Kazakistan’da çok güçlü oldukları bilinmektedir. Almaata yakınlarında Talgar’da Ziyatdin Kassanov’un girişimleri ile yatılı bir Türk-Kazak lisesi açıldı. Burada en fazla Ahıskalı öğrenciler öğrenimlerini görüyor. Eğitim ortalaması oldukça da başarılı bir lise. O dönemlerde Türkiye’de hükümet ile ortaklık kuran Gülen hareketi bu liseyi de eline geçirmek istemiş. Bu konuda 2014 yılının yaz ayında haberim oldu. Paralel yapıya mensup 10 kadar öğretmen olduğunu bilgisini almıştım.  Ziyatdin abi ile bu konuyu konuşmuş durumu kendisine izah etmiştim. O da gereği yapılacak demişti. Bildiğim kadarıyla bu 10 öğretmenin de lisedeki görevine son verildi.

 

ASU’NUN ADINI DEĞİŞTİREREK İŞE BAŞLADILAR

Dünyanın değişik ülkelerinden gelip Türkiye’de yüksek öğrenimlerini gören Ahıskalı öğrenciler kendi aralarında birleşerek Ahıskalı Öğrenciler Birliği’ni (ASU) kurmuşlardı. 2010 yılına gelindiğinde daha önceden içlerine aldıkları gençlerimizi örgütleyerek ASU adını AHİMED (Ahıskalı Öğrenciler, Mezunlar ve Mensuplar Derneği) olarak değiştirip resmen kuruluşunu sağladılar. AHİMED adındaki Ahıskalı Öğrencileri anladık, Mezunlarını da anladık, Bu mensuplar kimlerdi? Derneğin başına getirdikleri Doç. Dr. Deniz Ekinci ve yönetimine aldıkları Fetullah Gülen Cemaati mensuplarını Ahıskalı yaparak gençlerimizin önüne sürdüler. Zaten sürgünlerde kıt kanaat imkânlar içinde yaşayan Ahıskalı gençler gelip ellerine düşmüştü. Gençlerimizin başka çareleri de yoktu bunlara inanmak ve peşlerine gitmekten…

İşte bu arada Ankara’dan başlamak üzere, Bursa, İzmir, Konya ve İstanbul’da bazı araştırmalar yaptım. Bunu zamanla DATÜB’de yönetim kurulundaki arkadaşlar ile paylaştımsa da o günkü koşullarda yapılacak çok bir şey yoktu, üstelik Hükümet ile bu cemaat ortak koalisyon kurarak ülkeyi yönetiyorlardı.  

Geriye tek şansımız kalıyordu, Cemaatin amaçlarını anlatarak gençlerimizin içlerinde de olsalar onlara kanmadan, militan yapıya girmeden idare ederek okullarını bitirmeleri yönünde nasihat vermek.

Bunu yapmaya başlayınca ilk olarak başkan sıfatı ile ortaya çıkan Rüstem Alioğlu ile karşılaştık. Çok açık yüreklilikle bu konuları konuştuk. Rüstem bana haklısın diyor ancak aldığımız kararların tersini uyguluyordu. Örneğin gelin DATÜB’e üye olun birlikte çalışmalar yürütelim diyor karar alıyoruz. Sonra gidip vazgeçiyordu. Yetmiyor DATÜB aleyhinde ver yansın ediyorlardı. Ağır hakaretler hatta DATÜB’e küfürler savuruyorlardı. Çünkü cemaatçiler buna karşı çıkıyordu. Ellerine geçirdikleri Ahıskalı gençleri bırakmak istemiyorlardı.

Bu konunun üzerine gidip gençlerimizi bilgilendirmek istedikçe cemaatçiler çıldırıyor ve daha agresif oluyorlardı. Türlü asılsız iftiralar ile hakkımda karalama kampanyaları başlatmışlardı.

Hakkımda haksız itham ve iftiralarını başta Rüstem Alioğlu olmak üzere FETÖ’cüler 2013 yazında hem de Mübarek Ramazan ayında ağzımız oruçlu dedikleri zamanda çekinmeden atıyorlardı. Tutmasa da izi kalsın…

 

DATÜB’E KANCAYI TAKTILAR

DATÜB Genel Başkan Yardımcısı Sadyr Eibov AHİMED’e yakınlaşmaya başlamıştı. Daha sonra anladım ki Bursa’da TASİYAD (Tüm Ahıskalılar Sosyal İktisadi İşbirliği ve Yardımlaşma Derneği) başkanı Habibullah Mürsel ile de yakın ilişkide çalışmalar yürütüyor. Bu yakınlaşmayı dernek faaliyetleri içerisinde değerlendirdim. Daha sonra baktım bunların Bursa’da eğitim alanında ticari faaliyetleri var. Biz vatan mücadelesi ile uğraşırken yanımda birlikte çalışmaları yürüttüğümüz arkadaşımızı ticari ilişkileri ile satın almışlar.

Bir gün Ankara’da DATÜB merkezindeyiz. Sabah saatleridir. Toplantı odasında Sadyr Eibov ve ben varım. DATÜB’ün sekreteri haricinde de merkezde kimse yok. Biz AHİMED üzerinden başladığımız tartışmada bunların Fetullah Gülen Cemaatine bağlı olduklarını ve asıl amaçlarının cemaate hizmet etmektir. Oysaki bizim Ahıskalılar olarak bir misyonumuzun olduğunu anlatmaya çalışırken birden tansiyon yükseldi, ayağa kalkarak yaka yakaya geldik. İşte o zaman anladım ki bu iş çok derinleşmiş. Bunlar kendilerini kaptırmışlar Cemaat amacına hizmet DATÜB amacından daha ön plana çekilmiş.

Bu tartışmalardan sonra 2013 yılının sonuna gelmiştik. İstanbul’da Sürgünün 69. Yıldönümü anma programları sonrasında Bursa’ya geçtik. Habibullah Mürsel bir çarşamba akşamı beni derneklerinde sohbet toplantısında “Bir konu bir konuk” adlı program yaptıklarını ve konuşmacı konuk olarak da beni davet etti. Bende çalışmalarını öğrenmek ve yakından tanımak için kabul etmiştim. Toplantı bayağı kalabalıktı hepsi de bizim şennigti. Hatta Veysel Veysel’e de o gece gelmesini istemişti. O da işten çıkıp gecikmeli de olsa katılmıştı. Program tam 1,5 saat hiç durmadan konuşarak sürdü. DATÜB’ün faaliyetleri hakkında bilgi aktarırken yapılması gerekenleri tek tek vurguladım.

Biz Ahıskalıların davasının siyaset üstü, partiler, cemaatler üstü olduğunu kimsenin kendi şahsi çıkarları ve hizmet etmekte oldukları kurum ve kuruluşlara bağlamamaları gerektiğini defalarca vurguladım.

Birkaç gün sonra Habibullah Mürsel beni bir öğle yemeğine davet ederek Mesut Acar ile tanıştırdı. Burada amaçlarının beni içe tutmak olduğunu sezdim. Tek şartımın Rüstem Alioğlu’nun resmen DATÜB’e geçmişte yaptıklarından dolayı çıkıp özür dilemesiydi. Mesut Acar gayet sakin ve akıllı bir şekilde durumu idare ederek Habibullah Mürsel’in bunu halledeceğini söyledi. Maalesef bu gerçekleşmedi, çünkü onlar DATÜB’e kancayı Sadyr Eibov ile takmışlardı. Hatta Ziyatdin Kassanov’u da ikna ederek götürdükleri Fatih’teki AHİMED merkezinde göz boyama şovu ile kendilerine üye etmişlerdi. 17-25 Aralık’tan sonra istifa ederek üyelikten ayrıldığını biliyorum Ziyatdin beyin. Bana İstanbul’da beraber olduğumuz dönemlerde haklı olduğumu söyleyerek bunlardan uzak durmak gerektiğini söylüyordu.

 

DATÜB’E SIZMIŞLARDI ARTIK

DATÜB Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov bunlardan uzak durmayı düşünüyor ama en yakınındakilerin bunlarla beraber olduğunu bilmiyordu. Kendisi iyi niyet takınırken maalesef yanında çöreklenenler onun kadar iyi niyetli değillerdi. Onların tek amaçları vardı dönemin DATÜB Genel Başkan Vekili Prof. Dr. İlyas Doğan’ı uzaklaştırmak ve DATÜB’ü ellerine geçirmekti.

Çorum’da yapılan Sürgünün 70. Yıldönümü anma programları sırasında yapmamız gereken Yönetim Kurulu Toplantısını yeter sayı bulunamadığından İstanbul’a almak zorunda kalmıştık. Çünkü bizde her zamanki gibi parçalanmışlık yüz tutmuştu. Çorum’da Sadyr Eibov ile İsmail Molidze yanlarına Abbas Hamza’yı da alarak Ziyatdin beyi markaja aldıklarına şahit olmuştum. Onlar birlikte uçakla İstanbul’a dönmüşlerdi. Ardından da 15 Kasım akşamı İlyas Doğan ile birlikte İstanbul’a geldik.

16 Kasım 2014 tarihinde İstanbul’da yapılan DATÜB Yönetim Kurulu Toplantısında bazı kararlar aldık. Çok tartışmalı geçen toplantıda edindiğim intibada Ziyatdin abi Sadyr Eibov, İsmail Molidze, Ertan Topçu, Osman Çelik ile birlikte hareket edecekti. Kafasında önceden oluşturduğu planını uygulayacaktı. Biz yine Prof. Dr. İlyas Doğan ile yalnız kalmıştık. Demokraside azınlık çoğunluğa tabidir. İtirazlarımızı bildirdik ancak dikkate alınmayınca geri çekilmek zorunda kaldık. İlyas hoca o geceden Ankara’ya döndü. Ben yalnız kalmıştım. Çoğunluğun görüşleri doğrultusunda Kurultaya gidecektik. Açıkçası 16 Kasım 2014’ten sonra bugüne kadar o çoğunluk ne dediyse o oldu.

DATÜB’ün ilk dönem faaliyetleri ile Ahıska ve Ahıskalılar dünyaya tanıtılması orada kalmıştı. İkinci dönemde Sadece Avrupa Temsilciliği görevi alarak geri çekildim. İlyas Doğan ise bilinçli olarak pasifize edildi.

 

DATÜB’ÜN İKİNCİ DÖNEMİNDE FETÖ ETKİSİ

16 Aralık 2014 tarihindeki yönetim kurulu toplantısında 27 Aralık 2014 tarihi için DATÜB II. Olağan Kurultayı yapılması kararı alındı. Biz 24 Aralık akşamı İstanbul’a geldik Kurultay hazırlıklarını yapmak için. 25 Aralıkta İntercontinental otelde toplantı salonuna Sadyr Eibov ile birlikte İsmail Molidze içeri girdiler. Sadyr Eibov’un çantasında bir dosya çıkardı. Elinde DATÜB Tüzük taslağı vardı. Tamamen değişik bir versiyonda yazılmıştı. Ben aldım şöyle bir göz attım. Bu Türkçe ne Sadyr Eibov’a aitti ne de İsmail Molidze’ye. Kimin yazdığını öğrenmeye çalışıyordum. Söylemediler. Çünkü ben bu paralelci diye adlandırılan Fetöcülerden şüpheleniyordum. Sadyr’ı yanlarına almış, onun üzerinden DATÜB’ü ele geçirme planları yapıyorlardı. Buna direnç gösteren Prof. Dr. İlyas Doğan ile ben vardım. İlyas hocaya toplantıda Tüzük taslağını verdim okudu, “Yahu arkadaşlar bu ne böyle? Biz tüzük değiştiremeyiz. Bunun için ayrı bir kurultay gerekir. Ancak gerekirse bazı maddelerde Genel Kurul kararı ile değişiklik yapılabilir. Ama bu tüzük taslağı üzerinde çalışılmaz” diye itiraz etti. Karşılıklı tartışmalar oldu. O gün tartışmadan öteye gidilemedi. En fazla da İsmail Molidze kendisinin de bir hukukçu olduğunu savunarak karşı çıkıyordu. Tüzük değişmeliydi.  Hukukçu Prof. Dr. İlyas Doğan birazda dalga geçerek artık ben bu aşamadan sonra tüzüğün değişmesi için hukukçu üyemiz İsmail Molidze’ye bırakılmasını talep ediyorum diyerek o aşamadan sonra çalışmalarda yer almadı. Ancak yine de kendisine yakın iki kişiye rica ederek bari güzel bir Türkçe ile yazılmasını istedi. Böylece İsmail Molidze başkanlığında bir komisyon oluştu yeniden tüzük yazma çalışmalarına başladılar. O gün pek bir şey yapılamadı. Ertesi gün toplantıya Bursa’dan gelen Mesut Acar’da katılmıştı. Yanımda oturuyordu, samimi konuşmalar içinde bu tüzüğü taslak olarak kendisinin Sadyr bey ile birlikte hazırladığını söylediğinde hiç şaşırmadım.

FETÖ’cülerin elinin değdiği bu tüzükten bir fayda gelmeyeceğini düşündüğümde hiç yanılmamıştım. Çünkü bu tüzük daha sonra Genel Sekreter olarak atanan Fuat Uçar’ın boynuna kaldı. Mart 2016 döneminde Avrupa Konseyi STK’lar Konferansına üyelik için hazırlamış olduğum dosyada sadece tüzük bekledim, hazır olmadığı için maalesef halen içeri veremedik. Tam 19 ay geçmiş aradan halen tüzük onaylanıp çıkmamış. Bu bize başvurumuzu bir yıl daha geriye ertelenmiş oldu.

 

DATÜB İŞ ADAMLARI TOPLANTISI TASİYAD’IN KONTROLÜNDE YAPILDI

DATÜB’ün ilk dönem faaliyetlerinden birisi de Dünyanın değişik ülkelerinde ticari faaliyetlerini yürüten Ahıskalı İşadamlarını bir araya toplamak, birbirleri ile tanışmasını sağlayarak dünya çapında ticaret yapmalarının önünü açmak olmuştur. Bu vesile ile ilk toplantı Antalya’da yapılmıştır. İlk yapıldığı için bazı eksikleri olmasına rağmen gayet güzel bir şekilde devam etmiş ve anlamlı bir şekilde sonuçlanmıştı.

DATÜB İşadamları toplantısının ikincisi Bursa’da yapıldı. Artık paralelci Cemaat DATÜB’e sirayet ettiğini düşünüyor her faaliyette Sadyr Eibov’u yanına alarak istediğini yapabiliyordu. Kendilerini DATÜB içinde de kanıtlamak biz gibi karşıtları bertaraf edebilmek çaba sarf ediyorlardı. Bu amaçla Bursa’da Hilton otelinde DATÜB II: İşadamları toplantısı TASİYAD ve onun başkanı Habibullah Mürsel’in organizasyonunda gerçekleştirildi. TASİYAD bu satırları yazdığım günkü Resmi Gazetede yayımlanan listede devletin kapattığı STK’lar arasında yerini aldı.

 

FETÖ KALEYİ İÇTEN FETHETMİŞTİ

Cemaatçi FETÖ kaleyi içten fethetmiş, kendisine bulduğu içeriden adamını iyi kullanıyordu. Sadyr Eibov yanına kendi kafasında olan İsmail Molidze’yi almış Başkana yakın duruyorlardı. Başkanda artık bunların samimi çalışmalarına inanmış olacak ki dediklerini uygulama aşamasındaydı. Onların asıl amacı ise kendilerine ve bu paralel yapıya karşı duran İlyas Doğan ile Burhan Özkoşar’ı DATÜB’den uzaklaştırmak veya olmuyorsa da en azından pasifize etmekti.

Planları işliyordu, biz ise bu konuyu biliyor ancak kimseye anlatamıyorduk. Çünkü kurultaya katılanların ve delegelerin gündemi çok farklıydı. Kimsenin DATÜB üzerinde oynanmak istenen bu oyunu görmesi mümkün görünmüyordu.

 

Asıl oyunun büyüğü ertesi gün yani 27 Aralıkta Kurultay günü Türkiye’den delege listesi verilirken Sadyr Eibov 10 kişilik Türkiye delegesi listesinde Mesut Acar adını da yazdırmayı başarmıştı. Yani artık delege olarak DATÜB içine sızmışlardı en azından ilk listede.

İmdada akşam yemeğinde bize katılacak olan İçişleri Bakanı Efkan Ala yetişti. Efkan Ala’nın danışmanlarından birisi DATÜB Merkezini arayarak “Salonda malum medya (Samanyolu grubu) olmasın.” Diye uyarmış. Bunu duyan Ertan Topçu, Osman Çelik ve diğerleri Sadyr Eibov’u da alarak hemen bir toplantı odasına geçtiler. Aralarında konuyu görüşerek Mesut Acar adının listeden çıkarılmasını istediler. Oyunun deşifre olması karşısında Mesut Acar çok efendi bir duruş sergileyerek “Zaten ben istememiş Sadyr beyin ricası üzerine kabul etmiştim” dedi. Dernek başkanlarının da katıldığı toplantıda Mesut Acar yerine Paşabek Alihan’ı almışlardı.

 

Tesadüf olacak ki, tam da kongre günü Yeni Akit Gazetesinde Prof. Dr. İlyas Doğan hakkında zehir zemberek bir yazı yayımlanıyor. Hem de Fetullah Gülen Cemaatine mensup (Fetullahçı) diye itham ediliyordu. Halbuki İlyas Doğan’ı tanıdığımdan beri en çok karşı çıktığı bu cemaatti. Acaba diyorum, karşı çıktığı için bu FETÖ’cüler tarafından oynanmış bir oyun olmasın? DATÜB’den de uzaklaştırılmasını sağlamak için kurulan bir kumpas olduğunu düşündüm.

 

FETÖ’NÜN TÜRKİYE’YE DARBE GİRİŞİMİNDEN SONRA

Uzun yıllar bu cemaatin ülkemizin başına büyük bir bela olacağını her platformda söylerken, Genel Başkan Yardımcısı ve Avrupa Temsilcisi olarak aktif olduğum DATÜB içinde pasifleştirmeyi başarmışlardı.

DATÜB’ü kısmen ele geçirdiklerini düşünen FETÖ’cülere yine karşı çıkıyor Ahıskalıların çatı örgütü olan DATÜB’den elimizi çekmediğimizi her fırsatta ifade etmeye çalışıyorduk. Ancak kendilerinin sızamadığı DATÜB’e Genel Başkan Yardımcısı yaptırttıkları kişi ile şimdilik idare edeceklerdi. Fırsat doğduğunda da gereğini yapacaklardı. Aynen fırsatını bulduklarında Türkiye Cumhuriyeti’ne darbe girişiminde bulundukları gibi.

 

Bu başarısız darbe girişiminin ardından uygulanan Olağanüstü Hal (OHAL) koşullarında çıkarılan 23 Temmuz 2016 tarihli resmi gazetede Bakanlar Kurulu kararı ile kapatılan 4 Ahıska adını taşıyan dernek ve federasyon da vardı. Bunun yanında Sadyr Eibov’un ortaklarından olan Bursa Nilüfer Birey okullarının da kapatılmıştı.

 

DATÜB’ün II. Olağan Kurultay öncesi Sadyr Eibov, İsmail Molidze ve ben üçlü tartışmalarımızda artık DATÜB’ün ikinci döneminde yönetimde yer almayacağız, yeni kişilerin seçilmesini sağlayacağız ve biz dışarıdan destekleyeceğiz kararı almıştık. DATÜB’ün İlk döneminde Tiflis’te başına bir olay geldi gerekçesi ile hiçbir şekilde DATÜB’e faydası olmayan İsmail Molidze son günlerde kendisini güya seçtirerek Temsilci ayağı ile kurultaya geldi. Bin Ahıskalının olmadığı Gürcistan’da tüzük maddesini değiştirerek 3 delege koparmayı başardı. Biri de Ahıska’dan seçilen Vahiddin Makaridze idi.

Geçtiğimiz 20 ay içerisinde Gürcistan’da 3 delege ile temsil edilen DATÜB için neler yapıldığını vatan Ahıska’daki DATÜB delegesinin neden istifa ettiğinde saklıdır.

 

Yanına İsmail Molidze’yi de alarak türlü oyunlar çeviren Sadyr Eibov DATÜB yönetimine girmeyi başardı. Bu yetmedi hepimizin arkasından oynadığı oyunlar başına dönmüştür.  Şu anda azıcık onur taşıyorsa tek çaresi DATÜB’den istifa ederek ayrılması DATÜB’ün ve tüm Ahıskalıların hayırınadır. Bakalım kendisi mi istifa edecek yoksa Yönetim Kurulu Kararı ile mi görevine son verilecek? Şimdilik gelişmeleri izlemedeyiz.

 

KAPATILAN AHISKA DERNEKLERİ;

23 Temmuz 2016 tarihli resmi gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararında olağanüstü hal uygulaması kararı gereği FETÖ ile ilişkisi olan kapatılan bir çok kurum ve kuruluş var. Dernekler kısmında 4 Ahıska derneği adı geçmektedir.

TÜM AHISKALILAR SOSYAL İKTİSADİ İŞBİRLİĞİ VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ (TASİYAD) (Bursa)

AHISKA DERNEKLERİ FEDERASYONU (Bursa)

AHISKA KÜLTÜR MERKEZİ DERNEĞİ (AKM) (Antalya)

AHISKALILAR EĞİTİM KÜLTÜR SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ (Ardahan)

Bunun yanında bizi ilgilendiren ve yukarıda adından çok bahsettiğim DATÜB Genel Başkan Yardımcısı Sadyr Eibov’un Bursa’da ortağı olduğu Özel Birey Okullarının da kapatıldığı listede yer almaktadır. Bu da bizim kaygılanmakta ne kadar haklı olduğumuzu göstermektedir. Sadyr Eibov’un milletimizin adını daha fazla kirletmemek ve devlet kurumlarında kendini aklamak için yapacağı tek iyilik iki satırlık istifa ile DATÜB Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ve Yönetim Kurulu Üyeliğinden istifa etmesidir. Yoksa bugüne kadar sadece devletin istihbarat raporlarında adı geçen DATÜB’ün artık soruşturmalarda ifade tutanaklarında da olumsuz olarak adı geçecektir. İkinci bir yol ise DATÜB Yönetim kurulunun toplanarak bu kişi ve kişileri görevinden uzaklaştırması gerekiyor.

 

Burhan Özkoşar

 

 

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

Yorumlar

E-posta aboneliği

En Son Haberler
AnketTümü
Sitemizin Yayınlarını Nasıl Buluyorsunuz
 
haber yazılımı: buki